TEMİZLİĞİN TARİHÇESİ
Dünyada ve Türkiye'de hizmet sektörünün çok
eski tarihçesi olmasına rağmen temizlik
hizmetlerinin bir sektör olarak tanımlanması
özellikle Avrupa'da 19001ı yılların
başlarına rastlamaktadır. Almanya'da 1902
yılında başlayan sektörle ilgili ilk
gelişmeler, Türkiye' de 1992 yılında,
yaklaşık doksan yıl sonra başlamıştır.
Günümüz dünyasındaki hızlı değişimlere kısa
sürede uyum sağlamak ve diğer işletmelerle
rekabet etmek tüm işletmelerin en önemli
sorunu haline gelmiştir. Buna, kentleşme ve
sanayileşmedeki hızlı ilerlemeler de
eklenince, gerek, profesyonel yaşamda
gerekse bireysel yaşamda bazı hizmetlerin
dışarıdan alınması kaçınılmaz olmuştur.
Bu ihtiyaca bağlı olarak ortaya çıkan
temizlik hizmetleri işletmelerinin zaman
içerisinde hizmet sunum alanlarını da
genişlettikleri görülmektedir. Diğer
işletmelere ve kişilere;
• Yönetim,
• Teknik bakım,
• Güvenlik,
• Temizlik,
• İlaçlama,
• Havuz bakımı,
• Peyzaj,
• Catering,
• Hukuk,
• Proje hizmetleri,
• Gayrimenkul hizmetleri de veren bu
işletmelerin hizmet çeşitleri her geçen gün
artmaktadır.
Türkiye'de Cumhuriyetin kuruluşundan sonra
yıkılan kentlerin yeniden inşası tarıma
dayalı üretim tarzından ticarete dayalı
üretim tarzına geçişteki kentlerin oluşması
devlet eliyle gerçekleştirilen fabrikalar,
iş merkezleri, alışveriş merkezleri,
oteller ve hastaneler temizlik sektörünün
bugünkü pazar alanını ve sahasının
yaratılmasını sağlamıştır..
Özellikle, 1985lerden sonra büyük kentlerde
başlayan hacimsel olarak büyük, dikey ve
yatay inşa edilen alışveriş merkezleri,
hastaneler, en son teknoloji ile
kurulan fabrikalar, göz kamaştırıcı
siteler, zamanın hızla
akışkanlığı zorunlu bir iş bölümünün
dayanması olarak temizlik hizmetleri sektörü
ve dış kaynak satın alımı diye tanımlanan "outsourcing"
hizmetlerinin ortaya çıkmasını adeta
dayatmıştır. Ancak, diğer Avrupa ülkelerine
göre geç gelişen sanayi ve kentleşmeye bağlı
olarak, temizlik hizmetleri işletmeciliğinin
gelişimi de gecikmiştir.
20001i yıllara gelindiğinde, temizlik
hizmetleri sektörünün Türkiye'de 200 bin
kişilik istihdam alanı yarattığı
görülmektedir. Bir Türk aile yapısının dört
kişiden oluştuğu düşünüldüğünde, yaklaşık
800 bin kişinin bu alandan beslendiği
söylenebilir. Türkiye'de başka hiçbir işi
olmayan, kentin varoşlarında yaşayan
vasıfsız iş gücünü milyarlarca lira
harcayarak, eğiten yada meslek kazandırma
kurslarına göndererek, işsizliğe çözüm
üreten bu işletmelerin, istihdam yaratma
dışında ülke ekonomisine yıllık olarak 680
trilyon katkı sağladığı bilinmektedir.
Ayrıca, bu işletmelerin sosyal sigortalar
kurumuna ve stopaj vergileri yoluyla yıllık
492 trilyonluk değer yarat¬tığı da
varsayılmaktadır*.
Bugün sayıları 1500'ün üzerinde olan
temizlik işletmelerinin; İstanbul (240),
Ankara ( 344), İzmir (80) başta olmak üzere,
Bursa (23), Adana (18), Konya (15), Mersin
(13), Antalya (12), Diyarbakır (12), Kocaeli
ve Trabzon (11) illerinde yoğunlaştığı
görülmektedir. Yoğunlaşma nedeninin söz
konusu şehirlerin kentleşme ve sanayileşme
düzeyi ile yakından İlgili olduğu
söylenebilir.
Sektörün daha hızlı gelişmesi, hizmet satın
alanların ve çalışanların bu alanı daha
vasıflı bir İş kolu olarak görmelerinin
sağlanması, bu alanda çalışan nitelikli
personel sayısındaki artışın yanında,
hizmetlerin standartlaştırılmasıyla
sağlanabilecektir. Bu konuda yapılan
araştırmalar sektör çalışanlarının ağırlıklı
olarak (%52) ilköğretim düzeyinde eğitim
aldığını ortaya koymaktadır. Bu durum,
temizlik hizmetleri sektörünün eğitilmiş
işgücü ihtiyacının önemli düzeyde olduğunu
göstermektedir.
Türkiye'de, bugünkü anlamda temizlik
görevlisi mesleği aslında 1980'Iİ yıllardan
itibaren gelişmeye başlamış ve
yaygınlaşmıştır. Günümüzde, istihdama açık
olan mesleğin gelişmesinde ve
yaygınlaşmasında otel, iş merkezi vb.
kuruluşların talebi, teknolojik gelişmeler
ve rekabet ortamı etkili olmuş¬tur. Ancak,
meslek elemanlarının çalıştığı temizlik
şirketleri, bu geliş-meyi teknolojik anlamda
yaşarken insan kaynağına gerekli yatırımı
yapma-da aynı duyarlılığı
gösterememişlerdir. Rekabet, genellikle
fiyat kırma olarak değerlendirilmiş ve bu
yaklaşımın doğal bir sonucu olarak bu
meslekteki
|