|
|
| |
|
|
|
Temizlik
Maddeleri ve Çeşitleri |
|
Temizlik
amacıyla kullanılan su. deterjan, ağartıcı,
yardımcı yıkama maddesi gibi çeşitli gruplar
adı altında toplanabilen birçok temizlik
maddesi bulunmaktadır. Bunlardan önemli
olanalarına aşağıda yer verilmektedir. |
| |
|
Su |
|
Su bilinen genel temizlik maddesidir.
Eritici ve çözücüdür. Ancak tek başına
kullanıldığında iyi sonuç vermez. Çünkü
suyun yüzey gerilimi çok fazladır. Bu
nedenle suyun yüzeye nüfuzu zordur. Bunu
kolaylaştırmak için yüzey gerilimi düşürücü
maddeler ilave edilir. Suyun esas etkisi,
kiri eriterek ortamdan kaldırmak ve sıvı
içersinde süspansiyon halinde tutmaktır. Su
herhangi bir yüzey üzerindeki toz
zerreciklerini kolaylıkla eritir, gevşetir
ve çözer. Bu işlemi yapmada yumuşak su sert
sudan daha iyi bir çözücü, pek çok kir için
de sıcak su soğuk sudan daha iyi bir
eriticidir. Sıcak sular sterilize özelliğe
sahiptirler. Su ağaç, mantar gibi yüzeylere
zarar verebilir. Ayrıca bazı kumaşların
rengini soldurabilir.
Suda kalsiyum
ve magnezyum tuzlan bulunur. Su, bu
tuzlardan fazla miktarda içeriyorsa sert
sudur. Sert sular özelliğine göre ikiye
ayrılır. Kalsiyum ve magnezyum bikarbonat
tuzlarından ileri gelen sertliğe geçici
sertlik denir. Geçici sertlik 60° sıcaklığın
üzerindeki sularda kalkabilir. Kalsiyum ve
magnezyumun sülfat ve kîorürle oluşturduğu
tuzlardan ileri gelen sertliğe kalıcı
sertlik denir. Bazı sabun ve deterjanlar
sert su ile karıştırıldığı zaman uygun
kullanılmazlar. Temizlik maddelerini suya
katmadan önce suyun yumuşatılması gerekir.
Suyu yumuşatmak için kimyasal yöntemler
kullanılır. Sertlik, kalsiyum sülfat ve
kalsiyum klorürden ileri geliyorsa pratikte
soda ilavesiyle bu giderilebilir. Magnezyum
sülfat ve magnezyum klorürden ileri gelen
sertlik sodyum hidroksit gibi alkalilerle
büyük tesislerde kimyasal uygulamalarla
giderilebilir. Bu amaçla boraks ve trisodyum
fosfat gibi alkalilerde kullanılır.
Su, en önemli
yıkama bileşenidir. Tek başına çok etkili
bir temizleyici olmamakla birlikte, bazı
hafif kirler su ile çıkartabilmektedir. Bir
yüzeydeki bakterilerin % 4'ünü tek başına
giderebildiği bilinmektedir. Suyun kimyasal
yapısı, molekülleri arasında bir çekim
kuvveti doğurmaktadır. Bu kuvvet, suyun
yüzey üzerinde dağılmadan, küresel bir
şekilde durmasını sağlamaktadır. Buna suyun |
|
|
|
Sabun |
|
20. yy'ın
ortalarına kadar sabun, en önemli yüzey
aktif olmuştur. Bitkisel ve hayvansal
yağlarla, mumların, reçinelerin ve asitlerin
veya bunların karışımının
inorganik ve organik alkalilerle reaksiyonu
sonucu elde edilen ve en eski temizlik
ürünüdür. Sabunlar Anyonik yüzey
aktiftir. Sabunlar yağ asitlerinin sodyum ve
potasyum tuzlarıdır ve özelliğini içindeki
yağ oranı ve türü belirlemektedir. Örneğin,
birinci sınıf sabunda % 60 oranında yağ
asidi olmalıdır; yumuşak ve bol köpüklü olan
zeytinyağı sabunu cilt için uygundur, fakat
temizlikte kullanmada daha az etkilidir.
Sabun asitli çözeltilerde kullanılmamalıdır.
Sert ve soğuk sularda etkisinin oldukça
azalması, yüzeyde ince bir kireç tabakası
bırakması ve zor durulanması sabunun
dezavantajlarıdır. Çamaşır temizliğinde
kullanılan toz ve kalıp
halindeki sabunlar, bazı lekelerin
çıkarılması, bebek çamaşırları ve hassas
elyafların yıkanmasında tercih
edilmektedir.
Bitkisel ve hayvansal yağlarla, mumların,
reçinelerin ve asitlerin veya bunların
karışımlarının inorganik ve organik
alkalilerle reaksiyonu sonucu elde edilen
ürünlerdir. Fiziksel yapı bakımından katı.
sıvı, toz ve krem halinde olabilir. Katı ve
küp şeklinde olanlar el ve vücut
temizliğinde, krem halinde olanlar ince,
narin kumaşları, toz şeklinde olanlarsa
yünlü ve yumuşak kumaşları yıkamada
kullanılırlar. Toz sabunlar, çabuk köpük
elde etmede büyük kolaylık sağladığı halde,
kalıp ve sıvı sabunlara nispetle daha
pahalıdırlar. Krem sabun (arap sabunu-potas
sabunu) taş, tahta ve mermer gibi yüzeylerin
temizliğinde son derece etkilidir.
İyi bir sabun,
düzgün ve serttir. Kesildiği zaman içi
parlaktır. Sabunlara bazı
özellikler kazandırmak amacıyla sağlığa
zararlı olmayan ve sınıflamalarda
belirtilenoranları aşmamak koşuluyla yararlı
sentetik maddeler katılabilir. İçerdikleri
yağ asidi oranlarına göre dört grupta
toplanabilirler:
Ekstra
sabunlar: % 75 ve daha fazla oranda yağ
asidi içeren sabunlardır.
Serbest alkaü oranı sodyum hidroksit
cinsinden en çok % 02 oranında
olabilir.Sınıf
sabunlar: Yağ asidi oranı en az % 62'dir.
Serbest alkali oranı en fazla % 02
olmalıdır. Banyo sabunları ve reçineli
sabunlar.
11. Sınıf sabunlar: Yağ asidi oranı en az % 40'dır. Serbest
alkali oranı en çok % 03 olmalıdır. Toz
sabunlar, tuzlu suda eriyebilen acı su
sabunları.
III.
Sınıf sabunlar: Yağ asidi oranı % 4'den
azdır. İçerdikleri alkali oranı en fazla %
04'tür. Arap sabunu.
Sabunun en
önemli özelliği sert sularda olan
etkileşimidir. Bu nedenle suda sertliği
oluşturan maddelerle reaksiyona girerek,
suda çözünmeyen ve hiçbir temizleyici etkisi
olmayan kireci oluşturur. Oluşan kireç yüzey
üzerine yerleşir; dokumaların grileşmesine
ve yüzeylerin matlaşmasına neden olur. |
|
|
|
Sentetik Deterjanlar |
|
Temizlikte
kullanılan temel kimyasal deterjandır.
Deterjan, sabuna göre daha üstün bir yıkama
maddesidir. Kirleri ortamdan uzaklaştırmak
ve çamaşırın temizlik sonrası kullanımında
bazı iyileştirmeler yapabilmek için
deterjanlar, çeşitli yüzey aktif maddeler,
organik ve inorganik kimyasal maddelerden
oluşmaktadır. Yıkama üzerinde ayrı ayrı
etkileri olan bu maddeler, bir araya gelerek
sinerjik bir etki yaratmaktadır.
Sentetik
deterjanlar bir doku ve yüzey üzerindeki
kirlerin çıkarılması için kullanılırlar. Çok
hafif kir genellikle yüzeyin suyla yıkanması
ile çıkabilir. Fakat daha ağır kirler bir
temizlik maddesine gereksinim duyabilir.
Sentetik deterjanlar, Türk Standartları
Enstitüsünün belirlediği norma göre, genel
temizlik işlerinde kullanılan, içerisinde
esas temizleyici olarak alkil sülfat ve
alkil aril sülfanat tipindeki anyonik yüzey
aktif maddeleri ile temizleme işlerine
yardımcı diğer maddeler bulunan toz. granül,
yumuşak kıvamlı ve sıvı maddelerdir.
Sentetik deterjanlar gerek sert sulardaki
kalsiyum ve magnezyum tuzlarıyla reaksiyona
girmediklerinden gerekse kirleri ve yağları
süspansiyon halinde tutmada etkili
olduklarından temizleyici olarak sabundan
daha üstündürler. Sentetik deterjanları,
sudaki çözeltilerinde gösterdikleri kimyasal
reaksiyona göre; anyonik, katyonik,
noniyonik ve amfoterik olmak üzere dört
grupta toplamak mümkündür.
Dünya da imal
edilen sentetik deterjanların yarısı
anyoniktir. Türkiye'de de imal edilenlerin
çoğunluğu anyoniktir. Bunların pH'ları
yüksek olduğundan deriyi, hatta esası
bitkisel yağ olan muşamba gibi maddeleri
kurutur ve tahrip edebilirler. Katyonik
sentetik deterjanlar ise deriyi anyonik
olanlara göre daha az tahriş ederler ve
kuvvetli dezenfektanlardır. Pozitif yük
taşırlar, kir çıkarmanın yanı sıra
yumuşatıcıların esas maddesini oluştururlar.
Mikrop öldürücüdürler. Noniyonik maddeler;
elektrik yükü taşımazlar ve suda tamamen
çözünürler. Sert sulardan diğerlerine oranla
daha az etkilenirler ve özellikle yağları
çıkarmada çok etkilidirler. Amfoterik
maddeler ise; ikili yapılan nedeniyle,
anyonikler gibi alkali ortamda, katyonikîer
gibi asit ortamda bulunurlar. Temizleme ve
antimikrobik etkileri yanında cilde
uygunluğunun da iyi bir özellik olmasına
rağmen, temizlik maddelerinde pek
kullanılmazlar. |
|
|
|
Asitler |
|
Asitler, hem
yararlı ham de en tehlikeli kimyasal
maddeler arasında yer alır. Örneğin derişik
hidroklorik asit öldürücü bir zehirdir.
Ancak, mide öz suyunda bir miktar seyreltik
hirdroklorik asit bulunması sindirim
işlemini kolaylaştırıcı etki yapmaktadır.
Asit terimi, ekşi anlamındaki Latince bir
sözcükten türetilmiştir.
Çünkü, bu bileşiklerin çoğunun tadı ekşidir. Bazı asitler ağır yanıklara
yol açarken, bazıları yalnızca arı
verir. Örneğin karınca ve arı gibi
böceklerin ya da ısırgan otu gibi bitkilerin
salgıları ağrı verici asitlerdir. Bazı
asitler öldürücü bir zehir olmasına karşın,
bazıları, meyve asitleri gibi tadı ve kokusu
hoş maddeler olabilir:
Gerek derişik
yani sulandırılmamış asitlerin gerekse
seyreltik asitlerin son derece dikkatli
kullanılmaları gerekir. Örneğin Sülfürik ve
hidroklorik asitlerin çok yakıcı ve
kaşındırıcı etkileri olduğundan,
kullanımları sırasında cilde ve giysilere
sıçramamasına dikkat edilmesi gerekir. Bu
tür asitler plastik, mermer ve ahşap
yüzeylerde kullanılmazlar. Bu tür asitler
temizlikte genellikle dezenfektan olarak
kullanılır.
Asit denilince
sulu çözeltilerinde pozitif yüklü hidrojen
(H + ) iyonlarının oluşturduğu bazı maddeler
anlaşılmaktadır. Temizlik işlerinde
kullanılan asit sayısı
azdır.
Çünkü çoğu asitlerin yakıcı etkileri
fazladır. Leke çıkarma, koku giderme ve
mikroorganizmaları öldürmek amacıyla
tuvalet temizliğinde, merdiven, alçı,
çimento gibi yüzeylerin temizliğinde kullanılırlar. Mermer yüzeylere
uygulandığında yüzeyler zarar görür.
Kuvvetli asitler ellere ve bazı yüzeylere
değdirilmemelidirler.
Diğer
deterjanlarla birlikte kullanılmamalı ve
karıştırılmamalıdırlar. Kullanırken zayıf
asitler tercih edilmelidirler.
Uygulamada en çok kullanılan asetik, sitrik
ve oksalit asitlerdir.
Asetik asit
Bu amaçla sirkeden yararlanılır. Sirke hem
koku giderir hem de bir miktar
dezenfektandır.
Sitrik asit.
Bu amaçla limon suyundan yararlanılır.
Sirkenin özelliklerine sahiptir.
Oksalik asit
Kristaller halindedir. Pas lekesinin
giderilmesinde çok etkindir. Ancak suyla
temas ettikten sonra çıkan buharlar için
dikkatli olmak gerekir.
Alkali/er:
Kuvvetli yüzey sıvı temizleyicilerdir. Yağlı
kirle kolayca birleşerek kiri
çözmede oldukça
etkilidirler. Böylece temizlik için gerekli
insan gücü ve mekanik gücü azaltan
maddelerdir. Sabun ve diğer aktif yüzey
temizleyicilerinin daha iyi performans
göstermesini sağlarlar. Eldivenle kullanmak
sağlık açısından gereklidir. Amonyak,
karbonat, boraks, soda alkali çeşitleridir. |
|
|
|
Ağartıcılar |
|
Çamaşır
yıkamada iki amaç vardır: temizleyicilerle
kirlerin çıkarılması ve ağartma maddeleri
ile lekelerin giderilmesi (beyazlatma)
yapılması Çamaşırları genel olarak ağartmak
ve birçok leke türünü beyazlatarak görünmez
hale getirmek ve çamaşırlarda dezenfeksiyon
sağlamak için ağartıcılar kullanılmaktadır.
Ağartıcılar ev tipi deterjanların
bileşiminde bulunurken, endüstriyel amaçlı
deterjanlara genellikle ilave edilmez ve
ayrı olarak kullanılır.
Ağartıcılar. çamaşırlar üzerindeki
boyarmaddeleri çözerek lekeleri ve kirleri
uzaklaştırır. Ancak, ağartmanın hiç bir
zaman iyi bir temizlemenin yerini tutmadığı
unutulmamalıdır. Dikkatli kullanılmayan
ağartıcılar. çamaşırları yıpratarak ömrünü
kısaltabilmektedir. Ağartıcıların
çamaşırlara verdikleri hasarların
giderilmesi mümkün olmamaktadır.
Ağartıcılar. klorlu ve oksijenli olmak üzere
ikiye ayrılırlar. En çok kullanılan klorlu
ağartıcı sodyum hipoklorittir. Su ile temas
ettiğinde aktif klor açığa çıkar ve ağartma
gerçekleşir. Ancak bazı yüzeylerde kirleri
çıkarmada beklenen sonucu vermeyebilir. Suda
çözünmüş olan mineraller klor ile reaksiyona
girip yüzeyi sarartabilirler. Lekenin
kaynağına göre ağartma yerinde değişik bir
görünüme
yol açabilir. İyi bir koku gidericidir.
Yüksek konsantrasyonda kullanılırsa
etkin bir mikrop öldürücüdür. Ağartma
amacıyla % 2-3, dezenfektan amacıyla ise %
5-6'lık çözeltileri kullanılır. Ağartıcılar
klorlu ve oksijenli olmak üzere piyasada iki
şekilde bulunmaktadır.Klor/u Ağartıcılar.
Sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), kalsiyum
hipoklorit (kireç kaymağı), sodyum
diklorisosiyanürat gibi ağartıcılar bu
grupta yer alır. Toz, çoğunlukla da sıvı
haldedir. Toz klorlu ağartıcıların tahrip
gücü, sıvı olana oranla daha azdır. Sodyum
hipoklorit (çamaşır suyu) en yaygın, en ucuz
ve en etkili ağartıcıdır. Dezenfeksiyon
etkisi vardır ve durulama suyuna ilave
edilebilmektedir. En uygun ağartma sıcaklığı
olarak 20°C önerilmektedir. Klorlu
ağartıcılar ambalajında bekledikçe etkileri
de zayıflamaktadır. Klorlu ağartıcıların
etkinliği, yıkama suyu sıcaklığı, yıkama
ortamındaki ağır metal iyonlarının miktarı
(bunlar ağartmada katalizör işlevi görür ve
lekelere neden olur), temas etme süresi ve
yıkama ortamının pH'ına göre değişmektedir.
Klorlu ağartıcılar 60°C altındaki sıcaklıkta
kullanılmalıdır. Düşük pH derecelerinde
etkilidir, ancak pH çok düşük olduğunda
çamaşırı yıpratır, iyi durulanmadığı
takdirde, çamaşır üzerindeki klor kalıntısı
çamaşırda ve ütüde sararma yapabilmektedir.
Oksijenli Ağartıcılar: Sodyum tetraborat,
hidrojen peroksit, perasetik asit. sodyum
monoperborat gibi ağartıcılar oksijenli
ağartıcılardır. 60°C sıcaklığın altında
etkisizdir ve alkali ortamlarda daha etkili
olur. Bazı sabit renkli elyaf türlerinde
klorlu ağartıcılara oranla daha güvenlidir.
Perborat toz, peroksit ve perasetik asit
sıvı haldedir. Hidrojen peroksit, en iyi
etkiyi 8S°C 'de ve pH 9.5-11 aralığında
göstermektedir. Mikrop öldürücü özelliği
bulunduğundan, %3'lük
çözeltileri (oksijenli su) yara temizlemede
kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalarda
hidrojen peroksit ağartıcıların diğer
ağartıcılara karşı bazı üstünlükleri olduğu
ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan önemli
olanları: makinelerde korozyona neden
olmaması, hipoklorit'e oranla daha yüksek
beyazlık derecesi, klorlu ağartıcıların
çevreye zarar vermesine karşın zehirli atık
madde çıkarmamasıdır. Toz ağartıcılar (perborat).
yüzey aktif madde, parfüm gibi maddelerle
reaksiyona girmediğinden. pek çok temizlik
maddesine ve deterjanlara ilave
edilmektedir. Etkisi 60°C
sıcaklığına altında zayıftır. Buna karşın
deterjanların yaklaşık 50°C gibi daha düşük
sıcaklıkta etkili olmasını sağlayan TAED
sistemi perboratı harekete geçirici bir rol
oynamaktadır.
|
|
1 -
2 |
|
|